Alzheimer Tedavisi

Alzheimer hastalığının nedeni henüz tam olarak aydınlatılamasa da beyin hücrelerinin programlanandan daha erken ölmesi nedeniyle ortaya çıkmaktadır.

Yaşla birlikte her kişinin beyninde hücre ölümü gerçekleşse de Alzheimer hastalığında bu süreç çok hızlı ve erken gerçekleşir. Hücre ölümüyle birlikte beyin yavaş yavaş büzüşmeye başlar ve küçülür.

Dünyada her 3 saniyede 1 kişi demans hastalığına ve bunların 3’te 2’si de Alzheimer’a yakalanıyor. Kadınlarda Alzheimer hastalığının görülme olasılığı erkeklere oranla daha yüksektir. Elde edilen yeni verilere göre 65 yaşından sonra her 6 kadından 1’i Alzheimer hastası olurken, erkeklerde bu oran 11’de 1 olarak gözlenmektedir.

60 yaşından sonra bir kadının Alzheimer olma riski, kadınlarda çok korkulan meme kanseri olma riskinden 2 kat daha fazla. Kadınların erkeklere oranla Alzheimer riskinin fazla olmasında; hormonal ve biyolojik faktörler, yaşam süresi, iş alanları, eğitim düzeyi, kalp hastalıklarının görülme sıklığı, strese duyarlılık, sık depresyon ve uyku bozukluklarının etkili olabileceği öne sürülüyor. Alzheimer hastalığının net bir tedavisi olmamakla birlikte gün geçtikçe hem yaşam kalitesini artırmaya yönelik hem de tedaviye yönelik çalışmalar ortaya çıkmaktadır. Alzheimer tedavisinde en önemli noktalardan biri erken teşhistir. Alzheimer hastalığının erken belirtilerini şöyle sıralayabiliriz;

  • Kısa döneme ait hafızada kayıp
  • Günlük işleri yapmakta zorlanma,
  • Yazma ve konuşmada sorun yaşama,
  • Zaman ve adres karıştırma,
  • Hatalı kararlar vermede artış,
  • Eşyaları yanlış yere koyma,
  • Ruh halinde değişiklikler,
  • Koku almada sıkıntı,
  • Yanlızlaşmaya yatkınlık ve depresyon.

Bu belirtilerden bir veya birkaçı fark edilir edilmez mutlaka uzman bir doktora görünülmesinde fayda vardır.

Alzheimer Riskine Karşı Alınacak Önlemler

Alzheimer’a karşı alınabilecek en erken önlem ise eğitim. Eğitime erken yaşlarda başlayanların ve eğitim düzeyi yüksek olanların Alzheimer’a yakalanma riski azalıyor. Eğitimin koruyucu bir faktör olduğunun nörolojik olarak da kanıtlanmıştır. Wisconsin Üniversitesi Alzheimer Araştırma Merkezi’nde yürütülen çalışmada 268 katılımcıda eğitim düzeyinin Alzheimer Hastalığı gelişimi üzerine etkileri incelenmiştir. 211 sağlıklı birey ile 57 bilişsel bozukluğu olan bireyin katıldığı çalışmadaki bulgular, eğitim düzeyi yüksek bireylerde Alzheimer hastalığında rol oynayan amiloid ve TAU proteinlerinin birikiminin, eğitim düzeyi düşük bireylere kıyasla çok daha az olduğunu göstermektedir.

Amerika Ulusal Sağlık Enstitüsü tarafından desteklenen bir grup araştırmacının elde ettiği veriler “bilgi işleme hızı” egzersizlerinin de ileride demans gelişme riskini azalttığını göstermektedir. ACTIVE çalışmasında çeşitli bilişsel egzersizlerin sağlıklı bireylerdeki etkileri 10 yıl süreyle izlenmiştir. Altı farklı araştırma merkezinden 2,785 katılımcının olduğu çalışmada bellek egzersizleri, akıl yürütme egzersizleri ve bilgisayarlı “bilgi işleme hızı” egzersizleri karşılaştırılmış ve sadece “bilgi işleme hızı” egzersizlerinin demans üzerine etkili olduğu görülmüştür. 10 yıllık takipte bilgi işleme hızı egzersizlerinin demans gelişme riskinde %33 oranında azalma ile ilişkili olduğu görülmüştür. Aynı zamanda düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek, depresyondan uzak durmak, her gün 8 saat uyumak, sürekli yeni bir şeyler öğrenmek de Alzheimer hastalığından korunmak için çok önemlidir.

Alzheimer Tedavisi

Alzheimer hastalığının erken belirtileri fark edilir fark edilmez vakit kaybetmeden bir nöroloji uzmanına görünülmelidir. Hekim tarafından yapılacak değerlendirmeler sonucunda Alzheimer teşhisi alan hastalarda tedavi süreci hastanın yaşı, hastalığın ilerlemişlik düzeyi ve eşlik eden diğer hastalıklar da göz önünde bulundurularak kişiye özgü olarak planlanır.

Alzheimer hastalığının bilinen kesin bir tedavi yöntemi olmasa da bazı uygulamalar ile hastalığın semptomları azaltılabilir, kimi zaman ortadan kaldırılabilir ve hastalığın ilerleyişi yavaşlatılabilir. Bunun yanı sıra Alzheimer tedavisinde hastanın yaşam kalitesini artırmaya yönelik bir çalışma yapılır.

Bilim insanları, kolinesteraz inhibitörlerinin Alzheimer hastalığını tedavi etmek için nasıl çalıştığını henüz tam olarak kanıtlamış olmasalar da araştırmalara göre hafıza ve düşünme için önemli olduğuna inanılan bir beyin kimyasalı olan asetilkolinin parçalanmasını önlediklerini gösteriyor.

Alzheimer Tedavisinin Yan Etkileri

Alzheimer tedavisine genellikle düşük ilaç dozları ile başlanır. Sonrasında hastanın ilacı ne kadar iyi tolere ettiğine bağlı olarak dozaj kademeli olarak artırılır. Bazı hastaların daha yüksek dozlarda kolinesteraz inhibitörlerinden faydalanabileceğine dair bazı kanıtlar vardır. Bununla birlikte, ilaç dozu ne kadar yüksek olursa yan etkilerin ortaya çıkması da o kadar kolay olur.

Alzheimer ilacına başlandığında hasta mutlaka yakınları tarafından izlenmelidir. Tüm Alzheimer ilaçlarının bulantı, kusma, ishal ve iştahsızlık gibi olası yan etkileri vardır. Olağan dışı etkiler görüldüğünde mutlaka doktora haber verilmelidir. Alzheimer hastalığında hastaya vitamin ve bitkisel takviyeler de dahil olmak üzere herhangi bir ilaç verildiğinde doktor talimatlarına uymak çok önemlidir. Doktor onayı olmadan ek ilaç ve vitamin takviyeleri de zararlı olabilir.

Alzheimer’a İyi Gelen Besinler

Alzheimerlı hastanın sağlıklı beslenmesi ve özellikle B12 vitamini yönünden zengin bir diyet yapması faydalıdır. Bunun yanı sıra Alzheimer tedavisine yönelik yapılan çalışmalar sırasında kahve tüketimi ve demans görülme sıklığı arasında ters orantı olduğu görülmüştür. Bu ilişkinin araştırıldığı tüm çalışmaların sonuçlarının bir araya getirilmesi ile hiç kahve içmeyenlere göre, günde 1 ila 2 bardak arasında kahve tüketen kişilerde Alzheimer hastalığı riskinin azaldığı gözlenmiştir. Buna karşılık 3 bardak ve üstü olacak şekilde aşırı kahve tüketenlerde bu olumlu etkinin ortadan kalktığı görülmüştür. Benzer şekilde kahve tüketiminin bir diğer nörodejeneratif hastalık olan Parkinson hastalığında da olumlu etkilere sahip olduğu bilinmektedir. Bu çalışmalarda bahsedilen 1-2 bardak kahve, ülkemizin geleneksel kahvesi olan Türk kahvesi açısından düşünüldüğünde 3-4 fincan kahveye denk gelmektedir. Günde 3 kez Türk kahvesi içmek keyifli olduğu kadar bunamaya karşı de koruyucu bir faktördür.

Kahvenin yanı sıra günde 1-2 parça siyah çikolata yemenin de Alzheimer hastalığından korunmada etkili olabileceği yönünde veriler ortaya konmuştur. Kakaonun deney hayvanlarında Alzheimer hastalığında biriken plakları azalttığı ve de içeriğindeki flavonoid adı verilen maddelerin zihinsel işlevlere müspet etkilerinin olduğu bildirilmiştir. Bu bilgiler ışığında sosyal bir hayat yaşamanın da koruyucu etkisi düşünüldüğünde dostlar ile içilen kahve ve yanında ağzı tatlandıracak bitter çikolatanın Alzheimer gelişimine karşı koyan müttefiklerimiz olduğu düşünülebilir.

Alzheimer Hastalığı ve İnflamasyon

Alzheimer hastalığında beyin hücreleri ölümüne çok erken evrelerden itibaren inflamasyon da eşlik eder. Son dönemde Alzheimer hastalığı tedavisinde inflamasyonu azaltan ilaçlar da denenmektedir. Kanser hastalarında kullanılan sentetik kanabinoid ve nadir görülen bir kansızlık nedeni olan orak hücreli anemi tedavisi için geliştirilen bir molekül Alzheimer hastalığında infalamasyona karşı deneniyor. Bu yaklaşımın yararlı olup olmayacağı belli bir süre sonunda netleşecektir. Ayrıca kandaki beyaz küre hücrelerini uyaran sargramostim isimli etken maddenin Alzheimer hastalığında etkili olabileceğine dair ön veriler mevcut.

Alzheimer’da Kök Hücre Tedavisi

Alzheimer tedavisinde henüz kök hücre konusunda kanıtlanmış bir uygulama bulunmamaktadır. Önümüzdeki dönemlerde kök hücre tedavisine dair yeni yaklaşımlar olabileceğini dair çalışmalar bulunmaktadır. Almanya Dresden’de aralarında Türkiyeli bilim insanı Çağhan Kızıl’ın da bulunduğu bir grup araştırmacı kök hücre bazlı özgün bir sistem modelinde Alzheimer hastalığının mekanizmalarını taklit etmeyi başardı. Söz konusu model, insan beyni dokusunun özelliklerini yeniden üretebiliyor.

Saygın bir bilim dergisi olan Developmental Cell’de yayınlanan bulgulara göre bağışıklık sistemi modüle edilerek (yeniden düzenlenerek) beyin içindeki nöronların, nöronları onararak Alzheimer’la iyi bir şekilde mücadele edebilmesini sağlıyor. Üretilen kök hücre modeliyle yapılacak çalışmalar sayesinde Alzheimer’a karşı yeni tedavi yaklaşımları geliştirilebileceği söyleniyor.

Alzheimer Hastaları İçin Ruhsal ve Bedensel Sağlık

Alzheimer hastalığı tedavisinin en önemli kısımlarından biri de Alzheimer hastasının ruhsal sağlığını iyileştirici uygulamalardır. Bunlar arasında psikolojik terapiler, sosyalleşme, egzersiz ve nefes çalışmaları, meditasyon, farklı hobilere yönlendirme gibi pek çok yöntem Alzheimer hastalarına iyi gelmektedir.

No Comments

Sorry, the comment form is closed at this time.